20 Nisan 2010 Salı

Bu hafta derste geçen haftadan ödev olan derslerimizi sunduk.Sunduk kelimesini biraz çekinerek yazıyorum çünkü sağolsunlar sunumu asıl yapanlar Merve ve Nazmiye arkadaşlarımızdı.Konumuz özel öğretici yazılımlardı.Örnek olarak dersanet.com adresini verdik.
Teknoloji alanında hızla yeni gelişmeler oluyor, biz mezun olana kadar özel öğretici yazılımlar alanında neler olur bilemiyorum ama benim şu an ki düşüncem bdö yü ders anlatırken sadece uygulama ve alıştırma-test bölümünde kullanmak.Çünkü ilköğretim öğrencilerine ders anlatırken öğrenciyle birebir etkileşimde olmak gerekiyor.Özellikle matematik gibi gayet soyut olan bir derste öğrenciye bilgiyi verdikten sonra anında dönüt almalıyız ki öğrenme tam olabilsin. Buda verilen bilgiyi öğrenciye kendi cümleleriyle ifade ettirerek , öğrencinin sorularına anında yanıt vererek olur.Bu yüzden konu anlatımını yaptıktan sonra alıştırma-test kısmında bdö yü kullanarak öğretime etkili bir destek sağlayabiliriz.
Ayrıca diğer arkadaşlarımın sunumlarınıda dinledim.Hepsi öğrenmede zamandan tasarruf, öğrenenin öğrenme isteğinin güdülenmesi, öğrenmenin daha etkili yapılabilmesi gibi amaçlar taşıyordu.Bunların hepsi doğru.Ama bence en önemlisi kişinin kendi içindeki öğrenmeye olan inancıdır.Buda zaten kişinin en etkileyici güdüleyicisidir.Kişi önce bilginin gerekliliğine, yüceliğine inanacak (inandırılacak) sonra bdö gibi teknolojik desteklerle öğrenme alanı genişletilecek,öğrenmede zamandan tasarruf sağlanacak.
Konuyu biraz alakasız bir alana taşıyacağım ama bilgiydi öğrenmeydi derken bunlarla alakalı bir düşüncemi yazmak istiyorum.Ben toplumumuzun giderek "bilgi toplumu" haline gelmeye başladığını düşünüyorum.Açılan birçok üniversitede bunun en baş etkeni.Her ne kadar bazı insanlar üniversitelerin çokluğunun kaliteyi düşürdüğünü söylesede ben onlarla aynı fikirde değilim.Tam aksine insanın gelişmesi,yenilenmesi,ilerlemesi için bunun gerekli olduğu inancındayım.